Bu sayfada okuyacakların var. Ama az. Yapacakların daha fazla. Her modül bir karar. Her karar senin.
Başlayalım →Geri kalanını yaparken öğrenirsin.
HTML bir programlama dili değil. Bir sayfa dili. Tarayıcıya "buraya başlık koy, şuraya kutu aç, bu metin kalın olsun" diyor. Sizin zaten bunu biliyorsunuz — sadece sözdizimini bilmiyorsunuz. Ve bilmenize gerek yok. Yapay zeka sözdizimini biliyor. Siz ne istediğinizi biliyorsunuz. Bu yeterli.
Word'de bir kutu çizersiniz — o kutu hareket etmez. HTML'de bir kutu açarsınız — istediğiniz boyutta, istediğiniz yerde, istediğiniz içerikle. Gazete olur, mahkeme dosyası olur, restoran menüsü olur. Tarayıcıda açılır, yazıcıdan çıkar, link olarak paylaşılır. Araç sizi kısıtlamaz — siz aracı yönlendirirsiniz.
Çalışma yaprağı denince akla gelen şey hep aynı: sorular, boşluklar, kutu. Oysa kazanım değişmeden biçim değişebilir. Biçim, öğrencinin o bilgiyle nasıl karşılaşacağını belirler. Bu kararı siz vereceksiniz. Doğrusu yanlışı yok — sadece sizin sınıfınıza ve o günün havasına uygun olan var.
Fikrimizi somutlaştırmaya başlıyoruz. Şimdi bu materyalin kime hitap ettiğini ve tam olarak neyi öğretmeyi amaçladığını netleştirelim.
İçeriğin uzunluğu, öğrencinin odaklanma süresini belirler. Bazen bir sayfa derinleşmek için yeterlidir, bazen daha fazla alana ihtiyaç duyarsınız.
Öğrenciyi materyalin içine çeken şey "atmosfer"dir. Bir dedektif gibi mi ipucu toplayacak, yoksa bir şef gibi yemek mi hazırlayacak?
Tüm kararlarını verdin. Şimdi bu kararları üretim diline dökme zamanı. Fikir Tercümanı seni bekliyor.